2025 yılında Türkiye gayrimenkul piyasası, yüksek net değerli bireyler için büyüleyici ve gelişen bir manzara sunmaktadır. Yerel ve uluslararası alıcıların motivasyonları ve davranışları önemli ölçüde farklılaştığı için Türkiye konut satışlarının inceliklerini anlamak her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Ocak ve Ağustos 2025 arasında şaşırtıcı bir şekilde 978.070 mülk satılmış olsa da, bu sayının ardındaki hikaye, piyasanın geleceğini şekillendiren iki farklı yatırımcı profilini ortaya koymaktadır.
Stratejik bir yatırım mı yapmak istiyorsunuz? Kimin neyi neden aldığını kavramak çok önemlidir. Gelin, günümüz Türk emlak piyasasını tanımlayan beş temel farklılığı inceleyelim.

Yabancı Yatırımcı Profili: Değişen Öncelikler
Veriler, Türkiye’deki yabancı mülk alıcıları arasında net bir değişim olduğunu gösteriyor. Uluslararası satışların toplam pazarın %4,5’ini oluşturan 67.490 birime ulaştığı 2022’deki zirveden sonra, rakamlar yeniden düzenlendi. 2025’in ilk sekiz ayında, yabancı alıcılar 13.077 satışla pazarın %1,3’ünü oluşturdu. Bu, piyasanın zayıfladığı anlamına gelmiyor; daha ziyade, ciddi yatırımcılar için daha seçici ve fırsat açısından zengin bir ortam yaratan bir konsolidasyon.
Bu grubun birincil itici güçleri tutarlılığını koruyor:
- Yatırım Yoluyla Vatandaşlık: Türk pasaportu almak, küresel hareketlilik için güçlü bir motivasyon olmaya devam ediyor. Stratejik bir mülk satın alımı, küresel hareketliliğe açılan bir kapı görevi görüyor ve Northpick, uygun vatandaşlık için uygun mülkler belirleme konusunda uzmanlaşmıştır.
- Yaşam Tarzı ve Yüksek Getiri: Özellikle Antalya gibi kıyı bölgeleri, güçlü kira getirileri ve sermaye değerleme potansiyeliyle eşsiz bir Akdeniz yaşam tarzı sunuyor.
- Portföy Çeşitlendirmesi: Türkiye’nin benzersiz jeopolitik ve ekonomik konumu, yüksek net değerli bireyler için varlıklarını geleneksel pazarlardan uzaklaştırarak değerli bir çeşitlendirme fırsatı sunuyor.
Aşağıdaki grafik, yabancılara yapılan mülk satışlarındaki son trendi göstererek piyasanın gelişimine dair net bir tablo sunmaktadır.
Yerel Alıcı Profili: Nakit Kraldır
Yabancı alıcılar manşetleri ele geçirirken, Türk gayrimenkul piyasasının gerçek motoru, tüm işlemlerin %98’inden fazlasını oluşturan yerel piyasadır. Bu grubun en çarpıcı özelliği, borçlanmaya düşük bağımlılığıdır. 2025 yılında, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) resmi verilerine göre, tüm satışların sadece %14,4’ü ipotekli satışlarla finanse edildi.
Bu durum, çeşitli faktörler tarafından yönlendirilen güçlü, nakit ağırlıklı bir piyasayı işaret etmektedir:
- Enflasyondan Korunma: Sofistike yerel yatırımcılar, gayrimenkulü enflasyona karşı güvenilir bir değer deposu olarak kullanırlar.
- Birinci ve İkinci Konutlar: Şehir profesyonelleri ve aileler, büyük şehirlerde ve kıyı tatil beldelerinde talebi artırmaya devam ediyor.
- İkinci El Tercihi: İkinci el piyasası, tüm satışların neredeyse %70’ini temsil ederek baskındır. Bu piyasa, anında kullanılabilirlik ve genellikle daha rekabetçi fiyatlar sunar.
Ekonomik Faktörler: Farklı Dünyalar, Farklı Etkiler
Kapsamlı bir Türk gayrimenkul piyasası analizi, ekonomik koşulların her alıcı grubunu nasıl farklı şekilde etkilediğini ortaya koymaktadır.
Yerel alıcılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen yerel faiz politikalarına son derece duyarlıdır. Yüksek faiz oranları, yeni inşaat ve ipotek talebini düşürerek, nakit odaklı ikinci el piyasasına daha fazla aktivite itebilir.
Tersine, yabancı yatırımcılar küresel kur dalgalanmalarından daha fazla etkilenirler. Güçlü bir ABD Doları veya Euro, satın alma güçlerini önemli ölçüde artırarak, Türk lüks mülklerini olağanüstü değerli hale getirebilir. Bu, harekete geçmeye hazır olanlar için benzersiz fırsat pencereleri yaratır.
Bölgesel Odaklar: İki Haritanın Hikayesi
Bu gruplar nerede satın alma yapıyor? Veriler, bölgesel tercihlerde açık bir farklılık olduğunu gösteriyor. İstanbul her ikisi için de güçlü bir merkez olmaya devam ederken, her grubun öncelikleri onları farklı ikincil şehirlere yönlendiriyor. Aşağıdaki tablo, 2025’in ilk sekiz ayında toplam satışlar ile yabancılara yapılan satışlarda ilk 5 ilin karşılaştırmasını sunmaktadır.
| Sıra | En İyi 5 İl (Toplam Satış) | En İyi 5 İl (Yabancı Alıcı Satışları) |
|---|---|---|
| 1 | İstanbul (161.449 birim) | İstanbul (4.797 birim) |
| 2 | Ankara (88.354 birim) | Antalya (4.380 birim) |
| 3 | İzmir (57.374 birim) | Mersin (1.036 birim) |
| 4 | Antalya (51.812 birim) | Ankara (463 birim) |
| 5 | Mersin (34.421 birim) | Yalova (309 birim) |
Bu veriler, İstanbul’un herkes için bir merkez olduğunu, ancak yabancılar için Antalya gayrimenkul yatırımı odağının, genel pazarın çok daha küçük olmasına rağmen İstanbul’a neredeyse rakip olacak kadar yüksek olduğunu açıkça göstermektedir. Benzer şekilde, Mersin ve Yalova gibi şehirler, uluslararası alıcılarla kendi ağırlıklarının çok üzerinde bir performans sergilemektedir.
Yatırım Stratejiniz: Piyasa ile Uyumlanma
Peki, bu farklılıklar yatırım stratejiniz için ne anlama geliyor?
- Vatandaşlık Arayanlar İçin: Yabancı alıcı sayılarındaki yeniden dengeleme, öncelikli, vatandaşlık için uygun mülkler için daha az rekabet anlamına geliyor. Odak noktanız, programın gereksinimlerini karşılayan ve uzun vadeli güçlü değer sunan İstanbul ve Antalya’daki üst düzey birimler olmalıdır.
- Yaşam Tarzı ve Yatırım Getirisi Yatırımcıları İçin: Veriler, kıyı bölgelerinin, özellikle de Antalya’daki mülklerin, yabancı talebin merkez üssü olduğunu doğrulamaktadır. Bu yoğunlaşma, kanıtlanmış kira talebi ve açık bir çıkış yolu ile canlı, likit bir piyasa yaratır.
Türk gayrimenkul piyasası tek bir varlık değildir; farklı alıcı motivasyonlarının dinamik bir etkileşimidir. Yerel sermaye koruması veya uluslararası yaşam tarzı ve hareketlilik tarafından yönlendirilen bir trendle uyumlu olup olmadığınızı anlamak, gerçekten stratejik ve karlı bir yatırım yapmak için ilk adımdır. Bu temel farklılıkları anlayarak, piyasada güven ve hassasiyetle ilerleyebilirsiniz.



